Inkcap’i neden yaptık
Yapanlardan kısa bir not.
Ekran görüntüsü almak eskiden anlık bir işti. Kısayola basar, bir alan seçerdiniz ve dosya çoktan diskinizde olurdu. Bir yerden sonra bu böyle olmaktan çıktı.
İyi araçların çoğu aboneliğe geçti ve ücretsiz sürümleri sizi ödemeye itmek için tasarlandı: köşede bir filigran, aylık yükleme kotası, süresi dolan bağlantılar, geçen yıl bedava olan özelliklerin bu yıl yeni bir paketin arkasına konması. Bunların hiçbiri yakalama özelliği değil. Bunlar, yakalama aracı kılığına girmiş fiyatlandırma.
Bazıları ise masaüstü kabuğuna sarılmış web uygulamaları. İşletim sisteminin zaten yaptığı bir iş için koca bir tarayıcı altyapısını taşıyorlar; bu yüzden yüzlerce megabayt bellek tutuyor ve açılmaları gözle görülür bir zaman alıyor. Bir ekran görüntüsü, o zaman dolmadan bitmiş olmalı.
Ve giderek daha sık olarak, sadece bir görseli kopyalamak bile önce hesap açmanızı istiyor — ya da siz yalnızca bir dosya isterken o dosyayı sessizce birinin sunucusundan geçiriyor.
Bizi asıl rahatsız eden bu son kısım. Bir ekran görüntüsü aracına uzandığınızda ekranda gerçekte ne olduğunu düşünün: bir parola yöneticisi, bir müşteri kaydı, henüz imzalanmamış bir sözleşme, yayınlamadığınız bir iş. Bunlar sahip olduğunuz en hassas pikseller. Varsayılan olarak başkasının yüklemesi hâline gelmemeliler.
Biz de tersini yaptık. Inkcap yerel bir macOS uygulaması: yaklaşık iki megabayt, kısayola bastığınız an açılıyor ve işaretleme editörü ayrıca satılmak yerine içinde geliyor. Yakaladıklarınız varsayılan olarak diskinize iniyor. Başka bir yerde olmalarını isterseniz Inkcap’i kendi S3 uyumlu deponuza, kendi HTTP uç noktanıza ya da kendi FTP, FTPS veya SFTP sunucunuza yönlendiriyorsunuz — kimlik bilgileri sizin, depolama sizin, kurallar sizin. Güncellemeler kurulmadan önce imzayla doğrulanıyor ve bu denetimi kapatabiliyorsunuz. Açmanız gereken bir hesap ve hiçbir türde telemetri yok.
Kotaya bağlı yükleme yok, süresi dolan bağlantı yok, sürümler arasında sessizce değişen bir şey yok. Tek bir işi düzgün yapan ve sonra yolunuzdan çekilen bir menü çubuğu uygulaması.
İsme gelince: ink cap, bir gecede büyüyen ve sonra kendini bir mürekkep birikintisine bırakan küçük bir mantar. Bir ekran görüntüsü de hemen hemen budur — gördüğünüz bir şeyin, üzerine çizebileceğiniz bir şeye dönüşmesi.